Yalan ve itiraf

HAYBER KALESİ fethedildiği zaman, Peygamber
Efendimiz’in (asm) sofrasına zehirli bir koyun
getirmişlerdi.
Hz. Peygamber (asm):
“Burada bulunan bütün Yahudileri toplayıp, bana
getirin” diye emretti.
Hepsini toplayıp getirdiklerinde, Peygamber
Efendimiz (asm) onlara:
“Size bir şey soracağım; doğru cevap verecek misiniz?”
dedi.
Yahudiler:
“Evet, doğru söyleyeceğiz,” dediler.
Allah Resulü (asm):
“Babanız kimdir?” diye sordu.
“Babamız filândır” diye cevap vermeleri üzerine
de:
“Yalan söylüyorsunuz, babanız o filân kimse değil,
filândır,” buyurdu.
Yahudiler:
“Haklısın öyledir” diye tasdik ettiler.
Allah Resulü (asm):
“Size başka bir şey soracağım; doğruyu söyleyecek
misiniz?” dedi.
Dediler ki:
“Evet, ey Ebu’l Kasım! Yalan söyleyecek olursak,
yalanımızı yakalarsın, nasıl ki babamızla alâkalı yalanı
da bildin.”
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm):
“Kimler Cehennemde kalacaklar?” diye sordu.
Yahudiler:
“Bir müddet kolaylıkla biz kalacağız, sonra da bizim
yerimize siz geleceksiniz” dediler.
Allah Resulü (asm):
“Orada çakılıp kalın! Allah’a yemin ederim ki,
biz ebediyen sizin yanınıza gelmeyeceğiz” buyurdu.
Daha sonra onlara dedi ki:
“Eğer başka bir şey sorarsam, doğrusunu söyleyecek
misiniz?”
“Evet” diye cevap vermeleri üzerine, Peygamber
Aleyhisselâm sordu:
“Bu koyuna zehir koydunuz mu?”
“Evet” dediler.
“Niçin yaptınız?” diye buyurdu Allah’ın Resulü
(asm).
“Eğer yalancı bir peygamber isen, senden kurtuluruz
diye düşündük. Gerçekten hak bir peygamber
isen zaten bu zehiri bilirsin” dediler.

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasulallah…
(197 kelime)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.