Temimdari’nin Kandili

İLK MÜSLÜMANLAR, Medine’de yaptıkları
ilk mescitte, namazlarını, Peygamber Efendimiz’in
(asm) arkasında kılıyorlardı. Akşam ve yatsı namazları
karanlığa denk geldiğinden, o vakitlerde mescidi
aydınlatmak için gündüzden topladıkları kuru
hurma yapraklarını tutuşturuyorlardı. Ancak çoğu
zaman, ateş sönüyor ve namazlarını karanlıkta kılmak
zorunda kalıyorlardı.
O sıralarda, ticaret için sık sık çevre ülkelere giden
Temimdâri adındaki bir sahabe, yabancı memleketlerde
bir kısım faydalı buluşlar görüyor, dönüşünde
bunları da yanında getirerek bu faydalı şeyleri
sahabelerle paylaşıyordu.
Yine bir gün, Şam ve Halep civârından birçok
ticârî eşya ile dönmüştü. Bu defa getirdiği şeyler
arasında, harikulâde bir âlet de vardı.
Hurma yapraklarını yakarak gecenin karanlığını
aydınlatmaya çalışan Medinelilere göre, bu gerçekten
harika bir buluştu. Basit bir lamba olan bu âlet,
küçük bir tastan ibaretti. İçine bir miktar zeytinyağı
konan bu tasın ortasına, pamuktan bir fitil bırakılıyor
ve ucu ateşlenen fitil, uzun müddet yanıp çevreyi
aydınlatıyordu.
Peygamberimiz’in (asm) arkasında, kuru hurma
yapraklarının aydınlığında namaz kılmış olan
Temimdâri, bu kandili Mescid’e asmak niyetiyle
Şam’dan alıp getirmişti.
Nitekim geldiği günün akşamı, kimsenin haberi
olmadan, içine yağ doldurduğu altın tası, ortasına
bir de fitil bırakarak yaktı ve henüz kimse gelmeden,
mescid tavanının tam ortasındaki bir hurma
dalına takıp, aşağıya sallandırdı. Gelenler, hayret ve
tebessümle ortada yanan bu kandili seyrediyorlardı.
Şimdi asıl mesele, Peygamber Aleyhisselam’ın
gelip görmesindeydi. Acaba Hristiyanlardan getirilen
böyle bir şey için, Allah’ın Elçisi (asm), ne buyuracaktı?
Çok sürmedi, etrafında pek çok sahabe ile birlikte,
Allah Resûlü mescide geldi.
Mescidin kapısından içeri girdiğinde, ortada yanan
kandili görünce tebessüm ederek etrafına baktı
ve:
“Bunu kim getirdi?” diye sordu.
“Temimdâri getirdi, yâ Resûlallah!” dediler.
Allah’ın Resûlü (asm) şöyle buyurdu:
“Sen bizim mescidimizi nurlandırdın Temimdâri,
Allah da seni nurlandırsın.”
Hz. Peygamberin (asm) bu kandili getiren sahabeye
iltifatı, sadece bundan ibaret kalmadı. İlk defa
bir gece namazını aydınlıkta kılınıp dualar edildikten
sonra, Peygamberimiz (asm) ona döndü ve şöyle
dedi:
“Temimdâri! Bize öyle bir iyilik ettin ki, bu iyiliğine
karşılık bekar bir kızım olsaydı, vallahi onu
sana verir, seni kendime damat edinirdim!”

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasulallah…
(317 kelime)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.