Uç Uç Böceği, Abdullah Şumnu

1989 Ağustos ayıydı. 11 yaşındaydım. Anadolu Lisesi sınavlarını kazanıp ilk kez memleketim Sakarya’dan ayrılacaktım. Yaz tatillerinde etrafındaki tüm gençlere olduğu gibi bana da hep vakit ayırırdı, çocuk olarak görmezdi. “Gel!” dedi. “Biraz kitap okuyalım.” Bir çınar ağacının altına oturduk. Bir süre okuduk. Derken bir uçuç…