Sütanne’den bir hatıra

PEYGAMBER EENDİMİZ’İN (asm) sütannesi
Hâlime Hâtun, ona sütannelik yaptığı günlerden
birinde, süt evladını, Mekke’ye, annesinin yanına
götürüyordu. Sirer Vadisi denen bölgeden geçerlerken,
Habeş Hristiyanlarından bir takım kimselere
rastladılar.
O kimseler, Halime Hâtun’a:
“Nereye gidiyorsun?” diye sordular.
Sonra da, kadının yanındaki çocuğa, dikkatli
dikkatli bakmaya başladılar. Bu çocuğun hâli, garip
bir hâl idi. Sırtını açıp, iki kürek kemiği arasındaki
“peygamberlik mührü”nü ve gözlerinin beyazındaki
kırmızılığı gördüler.
O kırmızılık hakkında:
“Gözlerinde bir hastalık mı var?” diye sordular.
Halime Hâtun:
“Hayır, bu kırmızılık onun gözlerinden hiç ayrılmaz”
diye cevap verdi.
Hristiyanlar:
“Biz, bu çocuğu kralımıza götüreceğiz. Çünkü,
bunun bizimle ilgili bir hâli ve şânı vardır. Biz, ondaki
sırrı biliyoruz” dediler.
Habeşliler bu garip sözlerden sonra, çocuğu alıp
götürmek konusunda o kadar ısrar ettiler ve o kadar
baskı yaptılar ki, Halime Hâtun, onu elinden zorla
alacaklarından çok korktu. Ama Allah, her ikisini
de korudu.
Halime Hâtun, süt evladını onların ellerinden
kurtarıp, Hz. Âmine’nin yanına götürdü.
Yavrusunu hasretle bağrına basan Hz. Âmine’ye,
onun hakkında bilgi verdi. Beldelerine onunla birlikte
gelen bereket sayesinde gördükleri hayır ve
bolluktan bahsetti. Habeş Hristiyanlarının yaptıklarını
da, heyecan içinde nakleti.

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasulallah…
(179 kelime)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.