Sin Dede, Ahmet Zafer

İlk konuştuğum zamanlarda dedemi gördüğümde öyle bağırırmışım: “Sin dedeee…”

Anlatırken gözlerinin içi gülerdi. Onu ‘dede’ yapan bendim!

Bununla ilgili bir anısını zaman zaman anlatırdı: “Alaaddin Başar abimizi ziyarete gitmiştik. Torununu gösterip demişti: ‘Ben buna dargınım!’ Sonra da ‘Çünkü bu beni dede yaptı!’” dediğini gülerek anlatır, sonra da yüzünü muzipçe değiştirir “Ben de sana dargınım!” derdi dedem…

Şimdi resimlerimize bakıyorum; çoğunu hatırlamadığım ama fotoğraflardan gördüğüm kareler bana hem mutluluk hem de özlem duyguları yaşatıyor. Dedemle ilgili çok şey var anılarımda. Ama hepsinin ortak noktası beraberken çok mutlu olmamız.

İlkokulda ailemizle ilgili bir ödevde “Aileniz kaç kişi?” sorusuna “Beş kişi” cevabını vermiştim. Bazen “manevi torunu” diye duyuyorum ama biz gerçek bir aileydik dedemle. İsmimi de dedem koymuştu ‘Zafer’ diye.

Dedem çok dua ederdi. Okuyup başarılı olmamız ve dine, imana hizmet etmemiz için dua ederdi. Hepsine bir daha amin olsun…

Böyle güzel yaşayan, herkeste güzel hatıralar bırakan dedemin yaptıklarını Allah (cc) elbette boşa çıkarmaz. Tek tesellim onun çok sevdiği ebedi hayatta mutlu olacağını ve tekrar buluşacağımızı bilmek.

Kavuşana dek seni çok özleyeceğim dedeciğim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.