Selim Gündüzalp | Eserleri, Yazıları, Videoları

Kâinatın ve insanlığın gülüne…

“Ol âlem fahri Muhammed nebiler serveridir
Ver salâvat aşk ile, ol günahlar eridir”
— Yunus Emre


YOLLAR Kİ , çok karışık.
Kimi çöle çıkar, kimi de denizlere.
Ne çağlar yaşadı insanlık.
Senden uzak, Senden mahrum.
Ağlıyordu anneler. Ağlıyordu kız bebekler… Başına
ne geleceğini nerden bilecekler? Ağlıyordu kız bebekler.
Dünya zulmün ve merhametsizliğin işgâli altındaydı.
Gecenin karanlığı gibi, hesabın en koyusundaydı,
simsiyahındaydı art düşüncelerin sahipleri, kötülüğün
sembolleri. Devamını Oku »

Allah’a doğru bir yolculuktu hicret…


İKİ GÜZEL İNSAN… İki güzel arkadaş… Biri Hz. Peygamberdi
(asm), diğeri sadık dostu Ebubekir Sıddık
(ra). Bir emir ulaştı Hz. Peygamber’e (asm), izin verildi.
Bu yolculuğa beraber çıkacaktılar. Dünyanın gidişatını
değiştirecek bir yolculuktu bu. O güne kadar hiç
görülmemiş ve yaşanmamış bir yolculuktu. Yıllardır süren
ezalar ve cefalar karşısında, Mekke’deki mü’minlere
nihayet hicret izni çıkmıştı. Medine’ye göç edilecekti. Devamını Oku »

Sana hasret bitmez yâ Rasulallah (asm)

MEKKE’DE, Medine’deyiz.
Kâinatın kalbindeyiz.
Bu mübarek mekânları hayatımda özel bir
yere koyuyorum…
Sana bu kadar yakınken uzak olmak, ruhumu yakıyor,
olgunlaştırıyor…
Ümmetin olmak şerefi yeter. Bu nimet, her nimetin
üstünde. Bizi de kervanının arasına katıver ne olur. Hatırana
sahip çıkamadığım için yüzüm yok, yanıyorum.
Gider susuzluğumu ne olur… Devamını Oku »

Nerede tükettin ömrünü?

Hayatın en zor sorusuna hazır olmalı insan.

O zor soru…
Gelir bir gün…
Bulur seni.
O zor soru…
Yorganı çekip başına, kulaklarını tıkama boşuna…
O zor soru…
Gelir bir gün…
Bulur seni.
Daha önce sesini duyamadığım saatin tik takları gibi.
Duyurur sesini, o zor soru bulur seni.
Nasıl geçirdin gününü? Nerede tükettin ömrünü? Devamını Oku »

Nasibimizde bu yüzyılda yaşamak da varmış…

Her şeyi satın alabilirsin ama bir ânı asla…


NE YAPALIM, kaderimizde ve nasibimizde bu
asırda yaşamak da varmış.
Gece yarısı, odamda bir karasinek. Sesinden
irkiliyorum. Dışarı çıkarmak çok kolay oluyor. Önce
odamdaki ışığı kapıyorum. Sonra da yan odadaki ışığı
açıyorum. Karanlığı sevmiyor, ışığa koşuyor. Ama gittiği
oda soğuk. Sinek, ince bir tuzağa düşüyor.
Biz de o tuzağın içindeyiz yirminci asırda. Işıltılı vitrinler,
ağır mobilyalı odalar, evler, bir mahalleye yetecek
kadar tabak – çanak… Hâsılı dünya mâmur, kabir harap…
Bu hâlden sızlanmaya hakkımız yok. Kendim ettim
kendim buldum misâli… Nefsimiz sinek gibi hep ışıltılı,
pırıltılı eşyayı takip ediyor. Ama ışığı yakan kim ve neden
yakıyor? Nefsimiz bu oyunun farkında değil. Sinek
de bilmiyordu zaten, ne fark eder? Devamını Oku »

Biraz şefkat iyi gelir insana…

Şefkatsiz kucakta ruhu acıkır bebeğin.
— Suat Ünsal


HEM KENDİMİZE, hem de çevremize…
En keskin ilâçtan daha şifâlıdır şefkat.
Biraz şefkat iyi gelir. Hem ruhumuza, hem de
kalbî yaralarımıza.
Dertler içinde yüzse de, acılar içinde kıvransa da şefkat
iyi geliyor insana.
Kendi derdini unutan, başkalarının yaralarını sarmaya
koşanın da ruhuna iyi geliyor. Onun da yaraları
sarılıyor. Devamını Oku »

Hayatın kıymetini bilmek

HAYATIN kıymetini bilenler, boş şeylerin peşinde
ömür tüketmekten kaçarlar.
Önemli bir servete sahip olan, nasıl onu korumak
için hırsızlardan saklar, çaldırmamak için çabalar;
aynen öyle de, yıldızlardan hücrelere kadar her şey, şu
hayatımıza dâhil; güneş, ay, mevsimler de dâhil; hava,
su, hepsi öyle…
Bu muhteşem hayat, kazanabileceğimiz her servetten,
sahip olduğumuz her zenginlikten çok daha değerlidir.
Çok daha fazla korunmayı, yabanî ellerden sakınmayı
hak ediyor. Devamını Oku »

Hayatınız bir film olsa, Sizce izlenmeye değer mi?

DUYMUŞSUNUZDUR BELKİ. Yazımızın başlığında
yer alan gibi meşhur bir söz var. İnsan şöyle
bir düşünmeden edemiyor. Hele de Üstad Bediüzzaman
Hazretleri’nin hayatını anlatan ‘Hür Adam’ı
seyrettikten sonra… Hayatımızı bir film şeridi gibi gözden
geçirdiğimizde, o hayatın yanında bizimkinin ne
kadar sönük kaldığını görüyoruz ve cidden “Yazık ettik
ömrümüze.” diyoruz. Gündelik basit işlerin peşinde hayatımızı
telef ediyoruz. Devamını Oku »

Yılları parmaklarınla sayma

NASIL geçtiğini anlayamazsın hayatın. Beş, on,
on beş, yirmi yıl… Saymaya kalkma, aldanırsın.
Hele bir yaşa da gör.
Saniyeler içinde yıllar gizlidir. Parmaklarınla saydığın
yılların bırak ayını, haftasını, bırak gününü. Geç saatini,
dakikasını… Saniyelerin içinde bile aylar gizlidir.
Parmaklarınla sayarsan yılları yaşadığını az bulursun.
Parmaklarınla saymaya kalkma. Yaşadığın yıllara
da, gelecek yıllara da haksızlık edersin. Yaratanın ömür
denilen nimetini küçümsersin. Devamını Oku »

Sayfalar:«123456789...14»