Ebu Talib ve Rahip Bahira

HEM YETİM, hem de öksüz olarak dedesi Abdulmuttalib’in himayesi ve şefkatli kolları arasında sekiz yaşına kadar büyüyen Peygamber Efendimiz (asm), onun vefatından sonra, amcası Ebu Talib’e emanet edildi.

Ayak izleri

PEYGAMBER EFENDİMİZ (asm), çocukluğunun bir gününde, başka çocuklarla oyuna dalarak, Redm Mevkii denen bir yere kadar gitmişti. Orada, Müdliçoğulları’ndan birkaç kişi, kendisini yanlarına çağırdılar. Gitti. İki ayağına baktılar ve dikkatle izlediler.

Makam-ı İbrahim

İBRAHİM PEYGAMBER, oğlu İsmail ile birlikte, Kâbe’nin duvarlarını yükseltirken, yerden aldığı taşları kaldırıp, giderek yükselmekte olan Kâbe duvarına koymakta zorlanıyordu. Bunun üzerine İsmail Aleyhisselam, bir taş getirip, babasının ayağının altına koydu.

“Emanetime kıyacaklardı!”

SÜTANNE Halime Hâtun, yurtlarına uğrayan bir Yahudi cemaatine: “Siz, bu oğlum hakkında bana bir şey söylemeyecek misiniz?” deyip;—Peygamberimiz’in (asm) annesi, Hz. Âmine’nin kendisine anlattığı gibi;—“Ben ona hâmile iken şöyle, onu doğurduğumda şöyle, rüyada da şöyle gördüm” diye anlatınca, Yahudiler birbirlerine: “Onu öldürün!” dediler.

Sütanne’den bir hatıra

PEYGAMBER EENDİMİZ’İN (asm) sütannesi Hâlime Hâtun, ona sütannelik yaptığı günlerden birinde, süt evladını, Mekke’ye, annesinin yanına götürüyordu. Sirer Vadisi denen bölgeden geçerlerken, Habeş Hristiyanlarından bir takım kimselere rastladılar. O kimseler, Halime Hâtun’a: “Nereye gidiyorsun?” diye sordular.

Bereket

YENİ DOĞAN ÇOCUKLARI sütanneye vermek, tüm diğer Arap kabileleri gibi, Kureyşlilerin de âdetiydi. Her yıl iki kez, yaz ve güz mevsimlerinde, havası ve suyu Mekke’den daha iyi olan beldelerde yaşayan kadınlar, Mekke’ye gelir ve belli bir ücret karşılığında, emzirmek üzere yeni doğan bebekleri alıp götürürlerdi.

Son Peygamberin sıfatları

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN (asm) dedesi Abdulmuttalib, bir gün, Kâbe’nin yakınında oturuyordu. Yanında Necran Kabilesi’nin ileri gelenlerinden ve eski dostlarından bir adam vardı. Necranlı, söz arasında: “İsmailoğulları’ndan gelecek olan son peygamberin sıfatını kitaplarda bulduk. Kendisinin doğum yeri burasıdır. Sıfatları da şöyle şöyledir..” diyerek onları birer birer saydı.

Yemen sultanının haberi

İRAN KİSRASI, Seyf bin Zî Yezen adında bir adamı, Yemen’e hükümdar tayin etti. Seyf, tahta oturduğunda civar illerde oturan Arap kabileleri, kendisini tebrik için kâfileler halinde ziyaretine geldiler. Mekke’den gelen on kişilik tebrik heyetinin başında, Peygamber Efendimiz’in (asm) dedesi, Haşimoğullarından Abdulmuttalib bulunuyordu.

Bir yıldız doğdu

SAHRADA BİR GECEYDİ. Mekkeli bir Yahudi tacir, gökyüzünde yeni bir yıldızın doğduğunu gördü. Ertesi sabah koşarak Kureyşlilerin meclisine geldi ve heyecanla sordu: “Ey Kureyş halkı! İçinizden, bu gece çocuğu doğan oldu mu?”

Önsöz

“…Allah’ın elçisinde size güzel bir örnek vardır.” —Ahzab Sûresi, 21 “Size kendi içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere çok şefkatli, çok merhametlidir.” — Tevbe Sûresi, 128

1 3 4 5 6 7 27