Medine’de bir Yahudi

MELEK CEBRAİL’İN, Peygamber Efendimiz’e (asm) ilk vahyi getirmesine daha birkaç yıl daha vardı. Şam’lı bir Yahudi olan İbn-i Heyyiban, Medine’ye gelip yerleşmişti. Kendisi imanlı ve hayırlı bir kimseydi. Bir süre sonra ecel gelip kapısını çaldı. Vefat edeceği sırada etrafındaki Yahudilere şöyle dedi:

Hristiyanlarla bir münazara

NECRAN HRİSTİYANLARI bir ikindi vakti, altmış kişilik bir grup halinde ve güzel giyimli olarak Medine’ye geldiler. Onlara mescidde ibadet etme izni verilmişti. Daha sonra içlerinden üç kişilik bir heyet kurarak, Peygamber Aleyhisselatü vessellem ile, İsa Aleyhisselâm hakkında bir münazara yaptılar.

Yalan ve itiraf

HAYBER KALESİ fethedildiği zaman, Peygamber Efendimiz’in (asm) sofrasına zehirli bir koyun getirmişlerdi. Hz. Peygamber (asm): “Burada bulunan bütün Yahudileri toplayıp, bana getirin” diye emretti. Hepsini toplayıp getirdiklerinde, Peygamber Efendimiz (asm) onlara: “Size bir şey soracağım; doğru cevap verecek misiniz?” dedi.

İncil’in kapalı sayfaları

UTEYBE’NİN azadlı kölesi Sehl, annesinin ve amcasının himayesinde bir yetim olup, İslam’ı kabulünden önce, Hristiyan’dı ve de İncil okurdu. Sehl o günlerine ait bir hatırasını şöyle anlatıyor:

Kızgın tandır

SELEME b. SELEME anlatıyor: “Bizim, Abduleşheloğulları’nın mahâllesinde, Yahudi bir komşumuz vardı. Bu Yahudi bir gün evinden çıkarak, Abduleşheloğullarının toplandıkları yere geldi. O zaman ben, Abduleşheloğulları içinde, yaşça en genç olanıydım.

İlk vahiy

HZ. PEYGAMBER’İN (asm) hanımı, Âişe vâlidemiz anlatıyor: “Resulûllah Aleyhisselâm’a gelen ilk vahiy, uykuda iken gördüğü apaçık bir rüyâdan ibaretti. Onun gördüğü her rüya, sabah aydınlığı kadar açık olup, aynen çıkardı. Allah, ona tenhalarda kalma sevgisini vermişti.

Abdullah b. Selâm’ın şahitliği

HZ. PEYGAMBER’İN (asm) isim ve sıfatları, Musa Peygamber’e indirilen Tevrat’ta ve İsa Peygamber’e indirilen İncil’de yazılı idi. İşte bu yüzden; Mekke’de, Medine’de ve Habeşistan gibi civar ülkelerde bulunan Hırıstiyanlar ve Yahudiler, bir son Peygamber’in geleceğini bildikleri ve onu bekledikleri gibi, onun nasıl bir zât olacağını da biliyorlardı. Özellikle Yahudi ve…

Hatice’nin ümidi

KUREYŞ KABİLESİNİN kadınlarının bir âdeti vardı. Her yıl, Recep ayında, Mescid-i Haram’da toplanarak tören yaparlardı. Bu tüm Kureyş kadınları için vazgeçilmez bir gelenek idi. Yine böyle bir gün, bütün kadınlar mesciddeki putun etrafında toplanmışlardı. Birden ortaya garip bir adam çıkıverdi ve yüksek sesle bağırmaya başladı:

Busra pazarında bir Yahudi

PEYGAMBER EFENDİMİZ (asm), Hazret-i Hatice’nin mallarını satmak üzere Busra pazarında Yahudi bir tüccar ile konuşurken, aralarında anlaşmazlık çıktı. Yahudi: “Lat ve Uzza’ya yemin et!” dedi. Resulullah (asm) ise: “Ben, şimdiye kadar, onlar adına hiç yemin etmemişimdir! Hatta onların yanından geçerken yüzümü çeviririm” diye cevap verdi.

Meysere ve Rahip Nastura

HAZRET-İ HATİCE, Kureyş’in zenginlerinden bir hanımdı. Ticaret ile uğraşır, güvendiği kimseleri vekil tayin edip, malını kervanlarla Yemen, Şam gibi ülkelere gönderirdi. Peygamber Efendimiz’in (asm) eminliği, doğruluğu ve eşsiz güzel ahlâkına dair söylenenler onun da kulağına ulaştı. Kendisine, ticaret kervanı götürenlere verilen ücretten çok daha fazlasını teklif ederek, mallarını Şam’a götürmesini…