Sakin ol

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN (asm) huzuruna kalbi iman nuruyla aydınlanmış, İslamiyet nimetini tadıp, yeni Müslüman olmuş, bir çöl bedevisi geldi. Heyecandan tir tir titremekteydi. Sevgili Peygamber Efendimiz (asm), onun bu halini görünce “Arkadaş, sakin ol” dedi. “Ben kral değilim. Kureyş Kabilesi’nden, kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum.”

Lütuf ve merhamet

RAMAZAN AYI idi. Suffa ehli her akşam birileri tarafından iftara götürülürdü. Ancak o gün kimse gelmedi. Oruçlarını yemek ile açmadan sabahladılar. Ertesi akşam, baktılar yine gelip giden yok.

Şefkat

ASHABDAN BİR ADAM, kucağında küçük çocuğu ile birlikte huzur-u saadete geldi. Çocuğunu öpüyor, sarılıyor, ona olan sevgisini ve şefkatini türlü türlü gösteriyordu. Peygamber Efendimiz (asm) sordu: “Sen ona karşı şefkat duyuyor musun?” Adam: “Evet yâ Resulallah!” dedi.

Bir lokma

MEDİNE’DE hayasız bir kadın vardı. Erkeklerin arasına çekinmeden girer ve onlarla mahrem şeyler konuşmaktan geri durmazdı. Bir gün Peygamber Efendimiz (asm) ile karşılaştı. Resulullah (asm), bir şeyler yemekteydi. O kadın: “Bana da bir şeyler ver!” dedi.

Taiflilere dua

TAİF’İN mü’minlerin gönlünde hüzünlü bir hatırası vardır. Biricik Efendimiz (asm) İslam’ın ilk yıllarında Taif ’e gidip, onları Allah’a iman etmeye ve peygamberliğini tanımaya çağırdığında, oranın halkı, çoluk çocuk kendisini taş ve tükürük yağmuruna tutarak kovmuştu.

“Rahmeti sınırlandırdın!”

BİR GÜN bir bedevi adam, Peygamber (asm) mescidinden içeriye girdi ve iki rekat namaz kıldı. Namazdan sonra ise şöyle garip bir duada bulundu: “Ya Rabbi! Bana ve Muhammed’e rahmet et! Bizimle birlikte hiç kimseye rahmet etme!” Âlemlere Rahmet (asm), onun bu tuhaf duasını duyunca: “Çok geniş olan Allah’ın rahmetini sınırlandırdın!”…

On gümüş

PEYGAMBER EFENDİMİZ (asm), bir gün Medine pazarına çıktı. Yanında on gümüş kadar parası vardı. Kendisine dört gümüşe bir gömlek satın aldı. Ancak, bir fakir adam gelip kendisinden o gömleği istedi. Resulullah (asm) gömleği ona verdi. Geriye dönüp dört gümüşe bir gömlek daha satın aldı. Derken, ağlayan küçük bir kız çocuğu…

Bir yetim

HUD HARBİNDEN hemen sonraki gündü. Babası harbde şehit düşmüş ve yetim kalmış bir çocuk, Peygamber Efendimiz’in (asm) yanına geldi. “Babam nerede?” diye sordu. “Baban şehit oldu” buyurdu Sevgili Peygamber Efendimiz (asm). Bu cevabı duyan çocuk hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.

Merhamet

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN (asm) sevgili kızı Hz. Zeynep Validemizin oğlu Ali, ağır bir hastalığa yakalanmıştı. Belli ki, vefat edeceği saatler yakındı. Hz. Zeynep, babacığını çağırdı. Resulullah (asm) geldi, evlerini şereflendirdi. Zeynep üzgündü, ev halkı üzgündü.

Dua

PEYGAMBER EFENDİMİZ (asm) o gün çok neşeli idi. Hz. Aişe validemiz, onun bu halini görünce: “Ey Allah’ın Resulü, bana dua et!” dedi. Peygamber Efendimiz (asm) de ona, şöyle dua etti: “Allah’ım Aişe’nin geçmiş, gelecek, gizli ve açık bütün günahlarını bağışla!” Hz. Aişe bu duaya o kadar sevindi ki, sevincinden gülmeye…