Selim Gündüzalp | Eserleri, Yazıları, Videoları

“Azdan çoğa gidilir”

ÖYLE DERDİ ANNEM…
Nedense bu söz bana iki dilim kızarmış ekmeğin
yanında üzerine sürülmek için bekleyen tereyağını,
rafadan bir köy yumurtasını, bir avuç peyniri ve bir
o kadar da zeytini hatırlatır. Güneşin bütün haşmetiyle
vurduğu bir sabah sofrasının neşesini, gülümseyen davetkâr
yüzünü, şen şakrak hâlini hatırlatır. Devamını Oku »

Bir gece yolculuğu

“Gece gündüz ömrünüz kısalıyor. Yaptıklarınız ise kaydediliyor.”
— Abdullah ibni Mesud


BİR GECE VAKTİ, rüya mıydı neydi bilmiyorum,
“Kalk!” dediler şaşkın bakışlarımın arasında.
Çekip çıkardılar yatağımdan. Soramadım “Nereye?”
diye. Uzun ve hızlı bir seyahate çıktık, doğduğum
güne, çocukluğuma. Devamını Oku »

Saatçi Dükkânı

— Kadim dostum Saatçi Burhan’a…


YILLARA meydan okuyan iki katlı ahşap evin altında
bir dükkân. Babadan oğula devreden eski
saatçi dükkânı. Müşterileri gibi konukları da
eski. Ara soğutmayan dostlar, sayılı, sade insanlar…
Genç bir adam telaşla girdi bu dükkâna. Ne aradığını
anlatmak için epey zorlandı. Devamını Oku »

Bir gencin uyanışı

“Olmamız gereken şeyi, olduğumuz gibi kalarak olamayız.”
— Max de Pree


HERKESİN zihnindeki ve hayalindeki kötülükleri
unuttuğu günlerden bir gündü.
O gün böyle bir gündü.
Günlerden bir gün değildi. Özeldi…
Peki o günkü hayatı farklı kılan neydi?
Öyleyse dinlemeye hazır olun.
••• Devamını Oku »

İnci ile sedefin aşkı


“Sebatsız sedef, inci tutmaz.”
— Mevlânâ


“BENİM görevim ne zaman bitecek?” diye
sordu. Sorusuna cevap alamadı. Belki de
bu sorunun cevabını kendisi bulmalıydı.
“Sıkılıyorum ama bu dar yerde…” dedi. “Bu karanlık
bir gün bitecek mi?” Yine cevap yoktu, yine sustu. Cevabı
kendisi bulmalıydı. Ama sorular kendini aşıyordu. Devamını Oku »

Cennet kuşu konuştu

— Sevgili Yeğenim Hande’ye…

17 AĞUSTOS’TAN hemen sonraki gecelerden birinde
seni rüyamda gördüm. Şimdi o rüyanın
üzerinden on bir yıl geçti. Bazı kareler silinse de,
bazı sahneler tüm canlılığıyla hafızamda.
Beyaz giysiler içindeydin. Yeni Camii’nin musallasında
yatıyordun. Bir tabut içinde upuzun. Devamını Oku »

Eyüp Sultan’daki emanet

“Yetişmez mi bu şehrin halkına bu nimet-i Bârî?
Habîb-i Ekrem’in yâri Ebâ Eyyûb el-Ensârî…”


YEMEN pâdişâhlarına, Melik Tubba derlerdi. Bu
Melik Tubba’lardan birinin adı, “Esad” idi. Künyesine
de, “Ebu Kerb” denirdi.
İki Nasranî bilgini, Yemen Meliki Esad’a; Allah’ın
habibi, âhir zaman nebisi, iki cihan güneşi, peygamberlerin
efendisi Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve
sellem’in üstün vasıflarını, güzel haberlerini anlattılar. Devamını Oku »

Sen vazifeni yaptın, sıra bizde yâ Resulallah!

“Anlaşılmaz bir kitap, muallimsiz olsa,
mânâsız bir kâğıttan ibâret kalır.”
— Bediüzzaman


ZAFER DERGİMİZİN 399. sayısının arka kapağında
Hz. Peygamber Efendimiz’e (asm) ait güzeller
güzeli bir söz, bir hadis-i şerif var. Bu dünyada
en mutlu ve en huzurlu insanın kim olacağını ve bu
mutluluğun onu ahirette de takip edeceğini şöyle ifade
ediyor Hz. Peygamberimiz (asm):
“Şüphesiz ahirette en çok huzur içinde olan, dünyada
en çok düşünendir.” Devamını Oku »

Sayfalar:«1234567...15»