Komşuluk hakkı

Evvel giden ahbaba selâm olsun.


AYNI sokakta büyüdüğümüz ve yakın komşumuz
olan sevdiğim, saydığım bir kardeşim var.
Çocukluk yıllarımın bu unutulmaz dostuna ve
onun arkadaşlığına hep değer vermişimdir.
Gayet temiz ve güzel giyinirdi. İbadetlerine de özen
gösterirdi. Çocukluğumda namaz konusunda da örnek
aldığım ilk insan bu arkadaşım olmuştu. ‘Nacar’ marka
saat, koluna çok güzel yakışırdı. O zaman için büyük
bir lükstü bir saate sahip olmak. Gayet mülayim ve
her daim karşısındakini düşünecek kadar da fedakârdı.
Ağzından bir tek gün bir tek kötü söz duymamışımdır.
Arkadaşlarımın içinde onun çok özel bir yeri vardı. Yediğimiz
içtiğimiz ayrı gitmezdi. İlkokulu, ortaokulu ve
liseyi beraber okuduk. Liseden sonra yollarımız ayrıldı.
Kaderin garip cilvesi, sonunda ikimiz de öğretmen
çıktık. Mezun olduğumuz liseye o öğretmen olarak döndü.
Ben de aynı okulda stajımı tamamladım. Yakın zamanda
da emekliye ayrıldı bu dostum. Çok değil, seyrek
karşılaşsak da heyecanla yâd ederiz o eski ve o güzel
günleri.
Geçenlerde yine karşılaştığımızda, bir hatıra nakletti.
Bana çok enteresan geldi. Sizlerle paylaşayım istedim.
•••
Şu anda işyeri olarak kullandığı daire, sürekli arabaların
geçtiği bir yolun hemen karşısındaki bir eve bakıyor.
İşte bu evin sahibi olan adam, günlerden bir gün
kapısını çalıyor:
“Mehmet Ali Bey siz misiniz?”
“Evet benim.”
“Kardeşim, ben Almanya’da yaşıyorum. Karşınızdaki
evi de yeni satın aldım.”
Mehmet Ali:
“Hayırlı olsun kardeşim”
“Size bir şey danışmaya geldim.”
“Buyurun.”
“Binamı boyatacağım da acaba ne renk olsun?”
“Anlamadım, bunu niye bana soruyorsunuz?”
Adam:
“Mehmet Ali Bey, benim binam tam sizin karşınızda
duruyor. Bütün gün ona siz bakacaksınız. Hoşlanmadığınız
bir renge boyatıp da içinizi karartmak istemem.
Arzu ettiğiniz bir renk varsa, söyleyin o renge boyatayım,
bunun için ziyaretinize gelmiştim.”
Adamın bu ince düşüncesine ve duyarlı davranışına
karşı sevgili dostum hayran kalmış. Bu hatırayı ondan
dinlediğimde, ben de hayretler içinde kalakaldım.
“Ne güzel insanlar var. Başkalarının hakkını gözeten
ne ince düşünceli insanlar var. Şükür ki iyilik ve güzellik
daha ölmemiş.” diye düşündüm.

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasûlallah…

(306 kelime)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.