Hayat imanla güzel | Selim Gündüzalp

Hayat imanla güzel

“Önemli olan bir insanın imanı hakkında ne söylediği değil;
bu imanın o insanı ne yaptığı ve ne hale getirdiğidir.”
— Reca Carudi

NE KADAR ŞANSLIDIR, ne kadar talihlidir, ne
kadar bereketlidir inanan kalpler… Onlar nereye
gitse, kâinat zerre zerre peşlerinden oraya gider.
Çünkü onlar, sözlerin en güzelini söylerler, en güzeline
uyarlar ve onu hayatlarında yaşamaya gayret ederler.
Yeryüzünde ne ıssız bir ada, ne de ıssız bir yer vardır.
Her yer Allah’ın nur ve şuur sahibi varlıklarıyla, melekleriyle
doludur. Nuranîlerle, ruhanîlerle dopdoludur. Onların
sevdikleri, hoşlandıkları kelimeler de Allah’ın razı
olduğu güzel sözlerdir.
İnanan gönüller, tam bir samimiyetle söyledi mi bu
sözlerden birini, Nur fabrikası olur her yer… Söylediği
sözler ruhanîlerin rızıkları olur. Onlardan gelen feyzler
ve nurlar döner, bu defa söyleyenlerin âlemine nur ve
bereket olur.
Mü’minin ağzından çıkan kelimeleri melekler bekler
nakletmek ve kaydetmek için. O kadar kıymetlidir… Allah
izin verdi mi, göklere ağar, arşa kadar yükselir bu
sözler. Güzel kelimeler, güzel ruhlar ve güzel kokular ta
arşa kadar yükselir.
Çocuklar neden güzeldir? Aldatma bilmez, safidir
yürekleri. Mü’min bir yürek, çocuk gibi saflaştı mı, o da
etrafına nurlar serpen bir fabrika olur. Onun boşluğundan
ve yokluğundan kâinat rahatsız olur. Gözyaşı döker,
ağlar… Kâinat kardeşleri onun ardından yas tutar.
Ne güzel kelimelerdir onlar… Essalâtü vesselamü
aleyke ya Rasulallah… La ilahe illallah, Muhammedün
Rasulullah… Maşallah, barekâllah… Sübhanallah… Elhamdülillah…
Allahuekber…
Bu mübarek kelimelerin mânâlarını bilsin bilmesin,
usanmaz söylemekten ne diller, ne yürekler. Söyledikçe
iştiyakı artar. Kalp yedikçe acıkır, ruh yedikçe ister. Nur
olur, bu kelimelerle beslenir. Doyamaz güzelliğine. İşte
o zaman ruh, imanla ruh olur. Hayat, imanla güzelleşir.
Hayat, hayat olur.
Bir hatıra:
Mehmet Ersöz ağabeyimden dinlediğim bir hatıra
var. Bu hatıra aslında yıllardır aklıma takılan bir soruya
da cevap oldu:
“Üniversitede okuduğum yıllardı. Eve geç geldiğim
bir gece, annemi Kur’ân okurken buldum. Baktım, ağlıyordu.
‘Allah Allah’ dedim, ‘Ümmî bir kadındır. Okuduğundan
ne anlıyor da ağlıyor acaba?’ diye merak ettim,
sordum: ‘Anne, niye ağlıyorsun?’
‘Oğlum, okuduğum bu sayfada Hz. Âdem’in evlâtlarından,
Kabil’in Habil’i öldürüşünü anlatıyor. Ona
ağlıyordum. Âdem babamızın yüreği, ölen ve öldüren
evlâtları için kim bilir ne kadar yanmıştır, üzülmüştür
diye ona ağlıyordum’ demişti.”
Bakınız; ümmî bir annemiz, elindeki Kur’ân’la, insanlık
tarihinin en başındaki bir peygamberin, yani Hz.
Âdem’in (as) yaşadığı bir olaya şahit oluyor ve onun
yüreğinin acılarına nasıl da ortak oluyor…
İnanan bir insanın hayatı, Kur’ân’ın nuruyla, bulunduğu
andan tâ dünyanın öteki ucuna kadar gidiyor,
genişliyor. Karanlık bir yer kalmıyor dünyasında. Şimdi
anlıyor musunuz, ihtiyarların elinden Kur’ân’ı niye düşürmediklerini?
Annem öyle demişti bir gün: “Oğlum, bu Kur’ân olmasaydı
ben çıldırırdım.”
Kur’ân-ı Azimüşşan’ın en amî tabakadan birine bile
nasıl safiyane bir ders verdiğine bakar mısınız? Hiç
kimseyi hissesiz, istifadesiz bırakmıyor yüce kitabımız.
Söyletene, dinletene, yaşatana ve sizlere aktarmama
vesile olan Rabbime sonsuza kadar hamd olsun.
Dünya güzel… Dünya din ile, İslâmiyet ile güzel. Din
insana huzur verir. Din, adamı dinlendirir, gayrısı kederlendirir.
Mü’min bir yürek, tamir için vardır. Yakışır bu
dünyaya onun ağzından çıkan o mübarek kelimeler. Bu
dünyanın dengesini, havasını bile değiştirir. Tarihini ve
seyrini değiştirir o mübarek, o nuranî kelimeler. Her ne
zaman söylense, bu her daim böyledir.
‘Taşlar’ dediğimiz zaman her şey nasıl kesretse, yani
çokluksa; cami ya da ev dediğimizde ise her şey artık
vahdettir, birdir. Taştan söz etmeyiz. Kesretten vahdete
geçilmiştir. Taşlar bina olmuş, ev olmuş, cami olmuştur.
Hayat da böyledir. Kesrette bir vahdet tecellisidir. Yüz
trilyon hücre birleşir, insan olur ve o insanın ağzından
çıkan son ve güzel bir söz olur. İnşaallah son sözümüz
de bu olur.
“La ilâhe illallah, Muhammedün Rasulullah…”

(566 kelime)



Yorum Bırakın