Hatice’nin ümidi

KUREYŞ KABİLESİNİN kadınlarının bir âdeti
vardı. Her yıl, Recep ayında, Mescid-i Haram’da
toplanarak tören yaparlardı. Bu tüm Kureyş kadınları
için vazgeçilmez bir gelenek idi. Yine böyle bir
gün, bütün kadınlar mesciddeki putun etrafında
toplanmışlardı. Birden ortaya garip bir adam çıkıverdi
ve yüksek sesle bağırmaya başladı:
“Ey kadınlar! Ey Kureyş kadınlarının topluluğu!
Pek yakında aranızda, yakınınızda ‘Ahmed’ ismiyle
anılan bir peygamber çıkacaktır. Sizden hangi biriniz,
ona eş olabilirse, hemen olsun!”
O garip adamın söyledikleri, Kureyşli kadınları
kızdırdı. Hepsi kızıp hakaret etmeye, o adama ağır
sözler söyleyip, taş atmaya başladılar. Ancak içlerinden
bir tanesi, hiçbir şey söylemedi. Ne taş attı,
ne kızdı ve ne de öfkeyle bağırdı. Hatta, o adamın
söylediklerinden bir miktar ümide bile kapıldı. O
kadın, Hazret-i Hatice idi. Allah da onun bu ümidlerini
boşa çıkarmadı.
Hz. Hatice, Peygamberimiz (asm) ile Busra’dan
dönüşünden iki-üç ay sonra evlendi ve mü’minlerin
annesi oldu. Kendisi kırk yaşında, Resulullah (asm)
ise yirmibeşindeydi.

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasulallah…
(148 kelime)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.