Hatıra | Selim Gündüzalp
Hatıra için Arşiv"
Eki 28, 2017 - Hatıra    Yorum Yok

Cennet kuşu konuştu

17 Ağustos’tan hemen sonraki gecelerden birinde seni rüyamda gördüm. Şimdi o rüyanın üzerinden on bir yıl geçti. Bazı kareler silinse de, bazı sahneler tüm canlılığıyla hafızamda.

Beyaz giysiler içindeydin. Yeni Camii’nin musallasında yatıyordun. Bir tabut içinde upuzun.

“Ne olur ölme, ne olur ölme!” diye yalvarıyordum Rabbime. Hemen kucakladım. Kaptım, götürdüm seni. Şaşkındım, ne yapacağımı bilmiyordum. Yolda Dr. Sâdık Ağabey’i gördüm. “Ne yapayım?” diye soran bakışlarla, ondan yardım istedim. “Çabuk hemen soğuk bir suya batır, çıkar.” dedi. Ben de seni bir su yalağının içine art arda daldırıp çıkardım.

Yine aynı cümleleri tekrarlıyordum: “Ne olur ölme, ne olur ölme!” diye Rabbime yalvarıyordum. Sen beyaz elbiselerinin içinde upuzun yatıyordun.

Devamını Oku »

Eki 27, 2017 - Hatıra    Yorum Yok

Azdan Çoğa Gidilir

Öyle derdi annem…

Nedense bu söz bana iki dilim kızarmış ekmeğin ve üzerine sürülmek için bekleyen tereyağının, rafadan bir yumurtanın, bir avuç peynir, bir de yedi tane zeytinin, güneşin bütün haşmetiyle vurduğu bir sabah sofrasının neşesini, gülümseyen dâvetkâr yüzünü, şen şakrak hâlini hatırlatır.

İnsan misafirdir. Evinde de, dünyada da. Allah’ın dâvetlisi bir misafirdir. Hayalim, ne hikmetse, bu söz ve bu manzaraya takılır kalır.

Kaç tane mutluluk vardır? Say sayabilirsen… O kızartılmış ekmekten sıçrayan kırıntılar da dâhildir buna. İşaret parmağımızı dudağımıza götürüp, ıslattığımız ve tek tek topladığımız o kırıntılar da dâhildir.

Ne bereketli sofralardı… Anne; çocuklarının yüzüne bakardı. Çocuklar iştahla ve neşeyle yemeklerini yerdi. Kalpler sevgiyle beslenirdi.

Devamını Oku »