Yazılar | Selim Gündüzalp
Yazılar için Arşiv"
Eki 16, 2017 - Tefekkür, Yazılar    Yorum Yok

Bahar Bahçelerinden Geçtik Bu Sabah

Mis gibi toprak kokuyordu her yer. Toprak ki mayamızdır. Hayat kokar, insan kokar… Üstünde taşır bizi… Bahar bahçelerinden geçtik bu sabah… Geçtik gözlerimizle okşaya okşaya ağacı ve toprağı… Ne kadar da hasretlenmiş yüreğimiz bahara.

Her mevsim güzeldir ama bahar bir başka… Bahara hasret, bahara sevda bir başka… Her mevsim çağırır ama bahar çağırmakla kalmaz, bahar bağırır. Bağrına basmak için bahar bağırır. Bu çağrıyı duymayan ya kör ya sağır…

Bahar bahçelerinden geçtik bu sabah. Konuştuk ağaçlarla, kuşlarla… Kış, kışlık ibadetini yaptı ve gitti. Bu kış bizi hiç üzmedi. Bilelim bilmeyelim, duyalım duymayalım, bir duası, bir dili var her şeyin…

Devamını Oku »

Eki 16, 2017 - Tefekkür, Yazılar    Yorum Yok

Hazreti Peygamber (sav) Sizi Seviyor

Bir yayın evinin kataloğunda: “Darwin sizi seviyor.” isimli kitabın resmini görünce tepem attı. “Kim bu adamlar?” dedim. Darwin’i, Freud’u, Nietzche’si, bilmem daha nicesi… Kim bu adamlar? Bizi neden sevsin bunlar, neden sevsin ki? Bunlar, kendileriyle bile zaten barışık olmayan tipler. Bizi niye ki sevsinler? Ne yani? Yamyamlar da insanları seviyor diye, kucak mı açalım? Sevmez olsun, olmaz olsun bu tarz sevgiler. Bıktık bu sözleri duymaktan…

Medyada her gün bir başkası sahne alıyor. Filan ve falan kişi sizi çok seviyor diye. Allah aşkına, bu adamların bizi sevmekle işi ne ki? Kim zorluyor onları? Sevmesinler, sevmez olsunlar. Sadece “kalp” denilen yumruk kadar bir et parçasını taşıyanlar sevmez olsunlar. O kalbin etrafındaki binlerce duygudan ve maneviyattan habersiz yaşayanlar, sevginin adını lütfen kullanmasınlar. “Sizleri seviyoruz.” diye diye insanlığı sevk ettikleri bu uğursuz yolda kısılsın sesleri. Kendileriyle beraber çekilip gitsin sevgileri.

Sevgisiz insanların sevgileri, bütün insanlığın başına belâdır. Ve onların bugünkü kalıntıları, yaşayan fosil tipler; sözüm ona, bu meş’ûm meşhurların arkasına sığınıp da gerçek yüzlerini saklamasınlar. Açıkça konuşsunlar: “Aslında sizi seviyoruz demekten maksat, hayatınızı karartmaktır. Düştüğümüz çukura sizi de yuvarlamaktır.” desinler. Varsa yürekleri, gerçeği söylesinler.

Bunlar, Allah’ın, ahiretin, meleklerin varlığına inanmazlar ama şeytansız da yapamazlar. Şeytanın ağızlarına çaldığı bir söz de; “Sizi seviyoruz.” olsa gerek.yalan sözlerle aldatmak, huyları bunların. “Hileli adam kendini sevdirir, kendini çekmez. İğfal ve aldatmaya daima çalışır.” diyor Bediüzzaman. (Mektubat, On Altıncı Mektup, 70)

Şeytanlar maskesiz dolaşsaydılar, bunların yanında çok daha masum kalırdılar. Hiç olmazsa dostumuzun düşmanımızın kim olduğunu bilirdik. Gerçek yüzüyle dolaşmaktan mahrumdur düşmanlar. Sevgilerine asla güvenmeyeceğimiz tiplerdir bunlar. Her ne kadar meşhur olsalar da, bir yığın takipçileri bulunsa da…

Peki, bizi gerçekten seven biri yok mu? “Bizi seven, nasıl sever, sevdiğini bize nasıl gösterir?” derseniz işte cevabı.

Devamını Oku »

Eki 16, 2017 - Tefekkür, Yazılar    Yorum Yok

Bir Su Damlasının Hayali

su damlasi

Mini minnacık bir su damlasıydı… Küçük mü küçüktü ama hayali büyüktü. Bir çınar ağacının son kalan yapraklarından birinin üstünde, en son damlaydı o.

Yağmur dinmiş, güneş bulutların arasından yüzünü göstermek üzereydi. Bu yaprağın üstünden, nice sayısız su damlaları akıp geçmişti. Fakat bu damla başkaydı. Yaprağın, ağacın bir parçasıydı sanki. Durduğu yerden de razıydı, mütevekkil bir edası vardı…

Devamını Oku »

Sayfalar:«12