Güzelleşin

SEVGİLİ EFENDİMİZ (asm), Aişe validemizin yanındaydı. Saadetli hanesinden çıkıp, arkadaşlarının yanına gidecekti. Dışarıya çıkmadan önce, odanın içinde bulunan bir kap suya, aynaya bakar gibi baktı. Nurlu simasınının sudaki yansımasını orada gördü.

“Selman doğru söylemiş!”

“Selman doğru söylemiş!” PEYGAMBER EFENDİMİZ (asm), bazı sahabileri, bazılarıyla kardeş ilan ederdi. Mesela, Selman-ı Farisi ile Ebu Derda, böyle kardeş ilan edilenlerdi. Bir gün, Selman, kardeşliği Ebu Derda’yı ziyarete gitti. Kapıyı Ebu Derda’nın hanımı açtı. Kadıncağız, son derece eski ve perişan bir kıyafet içindeydi. “Hayırdır”…

Baba nasihatı

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN (asm) biricik kızı Fatıma annemiz, Hz. Ali ile evleniyordu. Resulullah, evlilik öncesi kızına şu nasihatlerde bulundu:

Nasihat

PEYGAMBER EFENDİMİZ (asm), evlenmek üzere olan biricik kızı Fatıma annemiz ile Hz. Ali’yi huzuruna alıp onlara şöyle nasihat etti: “Ey Ali, kızımı sana cariye olarak veriyorum ama unutma, sen de onun kölesisin.” Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasulallah… (32 kelime)

Suyu en son kim içer?

HERKES ÇOK SUSAMIŞTI. Su içmek için acele ediyorlardı. Peygamber Efendimiz (asm) ise onlara: “Yavaş olun!” buyurdu. “Acele etmeyin, hepiniz içeceksiniz.”

Temimdari’nin Kandili

İLK MÜSLÜMANLAR, Medine’de yaptıkları ilk mescitte, namazlarını, Peygamber Efendimiz’in (asm) arkasında kılıyorlardı. Akşam ve yatsı namazları karanlığa denk geldiğinden, o vakitlerde mescidi aydınlatmak için gündüzden topladıkları kuru hurma yapraklarını tutuşturuyorlardı. Ancak çoğu zaman, ateş sönüyor ve namazlarını karanlıkta kılmak zorunda kalıyorlardı.

Bir fakir bedevî

SAADET GÜNLERİ’NDEN BİRİNDE, haşin tabiatlı, iyilikten pek anlamayan bir bedevî, malını mülkünü zayi ettiğinden, fakir düştü. Üstelik, öyle aza kanaat edecek birisi de değildi. Bedevî, Peygamber Efendimiz’in (asm) eşsiz cömertliğini duymuştu.

Eyvah!

BİR RAMAZAN günüydü. Sevgili Peygamberimiz (asm), arkadaşlarıyla bir arada sohbet ediyordu. Derken, yanlarına bağrına vura vura, saçlarını yola yola bir adam geldi. Adamcağız: “Ey Allah’ın Resulü, helak oldum!” dedi. Allah Resulü (asm): “Sana ne oldu ki?” diye sordu.

Kul peygamber

SEVGİLİ EFENDİMİZ (asm), Sefa Tepesi’nde Vahiy Meleği Cebrail’e: “Ey Cebrail! Seni görevlendiren Allah’a yemin ederim ki gece, evimde ne un ne de yiyecek başka bir şey vardı” dedi. Allah Resûlü’nün (asm) bu sözlerinin ardından gökler semasından—İbni Abbas’ın tabiriyle—bir duvarın yıkılışı gibi bir ses geldi.

Son nefeste Cennet

MEDİNE’DE Yahudi bir adamın oğullarından bir tanesi, Peygamberimiz’in (asm) hizmetinde bulunmak şerefi ile şereflenmiş idi. Bir gün bu çocuk hastalandı. Allah Resûlü (asm)de onu ziyarete gitti. Hasta çocuğun başı ucunda oturup ona: “Müslüman ol!” buyurdu. Çocuk, gözlerini babasına dikti ve ondan izin istedi.

1 2 3 5