Yiğit düştüğü yerden kalkar

Sana yasak ümitsizlik. Sana haramdır gayretsizlik, sana açıktır yollar… BU VATANDA, bu mübarek Anadolu toprağında yaşayanlar. Susamışlar, çöldeki yolcular gibi susamışlar. Bulutlara, yağmurlara, baharlara susamışlar. Otlarının kurusu bile güzel. Ekinlerinin yaşını sormayın.

Her şey bir işaret

HER ŞEY bir işaret. Kimden? Rabbimizden. Camdan bakan ihtiyar teyze ya da yolumuzun üzerindeki bir taş, asırlık bir çınar mesela.. Ya da başınızın üstünden ağır ağır geçip giden bir bulut.

İnsan sevdiği şeyi çok söyler

Bir kararda kalmaz hiç gönüller. Günler sular gibi akar geçer. İnsan sevdiği şeyi çok söyler. Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasulallah… KÜÇÜK KÜÇÜK noktalar hâlinde düşüyor hayatımıza her şey. Minicik taneler hâlinde düştüğü gibi rahmetin. Işık, bir küçük delikten sızıp kitapta yazılı satırları okuttuğu gibi. İlham…

Rabbimizin nimetleri saymakla bitmez

BİR DÜŞÜNELİM, bir bakalım hele. Dün neredeydik, bugün nerede… Zelzele günlerini hatırlayalım. Daha da gerisine, gidebildiğimiz yere kadar gidelim. “Ne olduk” demeyelim, “ne olacağız” diyelim. Günbegün bir ağacın başındaki meyve gibi olgunlaşan hayatımız.. Dört bir yandan akıp gelen nimetler. Neler de neler… Saymakla bitmez.

Ümidim Sendedir, ümidim Sendendir

Elimden bir şey gelmiyor deme! Avuçlarında ne dualar gizlidir… — İbrahim Tenekeci ON DEĞİL, yüz değil… Sayısını unuttum. Yine kapındayım, yine affını dileniyorum. Yine mahcub, yine boynu bükük… Şanın yücedir, affetmeyi seversin. Senden uzaklaştığım zaman nihayetsiz düşüyorum. Rabbim, bırakma beni ne olur! Bırakma! Düşerim, düşerim,…