Benim Adım İstanbul

Beni fethetmek demek, insanlığı fethetmek, kâinatın kalbini fethetmek demektir. ÇOK BEKLEDİM, ÇOK… Suya hasret topraklar, güneşe hasret yapraklar gibi. Mekke, Medine gibi, Kahire, Kudüs gibi… Şam, Bağdat gibi, Bursa, Edirne gibi çok bekledim. Fâtihimi çok bekledim. Bir şehir Fâtihini ancak bu kadar bekler. Her bahar…

Kalbim ağladıkça bembeyaz çiçek kesilir her yer

BİR SABAH çiçek gibi, bembeyaz çıkarsınız yatağınızdan. O sabah; zihin, fikir, kalp, zikir, ne varsa, ruha dair, hepsi hoşlanır bu yalınlığınızdan. Siz siz olursunuz. Aynalardaki görüntü gerçektir, sizden bir parçadır. Riyanın adı yok bu demde. Ne yaparsanız içtendir, güzeldir. Ruhun da aradığı budur bu mevsimde.

Bir insan nasıl kurtulur?

Allah’ım! Kalbimdeki en iyi armağanın, Sana olan umudumdur. — Rabiâ-tü’l Adeviyye HAYAT yeniden başlıyor her sabah. İnsanlar yollara dökülüyor erkenden. Ne kadar garip bu an; her şey, her yer. Bulutlar sanki tanıdık, bildik değil. Yaprağa, yeşile, meyveye doymamış sanki ağaçlar, bahçeler. Çiçekler saksılarda boy atıyor,…

Hastane penceresi

İnsan, kumbara kutusu gibidir. Anlatılanlar içerde kalır. — Fâzıl Hüsnü Dağlarca O PENCERE onun her şeyi. Dünyaya oradan bakıyor. Kıvrım kıvrım bir yol var tam karşısında. Az ötede yol ikiye ayrılıyor. Ardından dümdüz bir yol daha başlıyor. Ağaçlar, ekili tarlalar, göz alabildiğine yemyeşil bir alan……

Görünmez adam

Herkesin doğduğu bir gün vardır, öleceği bir gün gibi… Hayat sürprizlerle dolu… Her günkü gibi… BİR GÜN olan oldu. Herkesin bir duâsı vardır. Onun da duâsı kabul oldu. Görünmez bir adam olup gözden kayboldu. Görmek ve gezmek istediği nice yerler vardı. Şimdi oraları rahatlıkla dolaşabilirdi….

Çiçek dilini öğrendiğim gün

Çiçekler, çocukların bile anladığı kelimelerdir. — B. Coxe KENDİMİ birden büyükçe bir ormanın içinde buldum. Orman mı deseydim, yoksa geniş bir bahçe mi? Her neyse… Bir çiçek, yanı başımda gülümseyiverdi. Yalnızlığımı, yabancılığımı unutuverdim bu yerde. “Burda selâm, gülümsemektir.” dedi.