Aşk olsun Yâ Hû!..

“Sevmek, severek öğrenilir.” — A. Huxley İLK ÇOCUKLUK yıllarından gençliğe ve ihtiyarlığa kadar uzanan bir çizgide, neredeyse bir ömür boyu insanın peşini bırakmaz sevgiler, ilgiler ve aşklar. Gün olur, ihtiyacın ve yaşın durumuna göre bu duygular da şiddetlenir.

Aşk tek hece

HÛ! HÛ! HÛ!… Tek hece… Aşk tek hece. Allah iki hece. Hû tek hece. Seller gibi sürükler peşinden, katar da götürür içinin sularını. Nice bin ırmak katılır, çağlar, akar gider… Bir deli sudur aşk. Bir gün seni de katar, seni de yakar.

Aşk gelince, cümle eksikler biter

BİR TARİHTE, uzun bir yol sürücüsünün söylediği ve Yunus Emre’ye gönderme yapan şu söz, her şeyi özetliyor sanki, “Aşk gelince, cümle eksikler bitermiş! Biz niye eksiğiz abi?” Kimimizde az, kimimizde çok. Hepimizde eksik olan şeyler var. Bunları gidermeye ya da eksikleri tamamlamaya geldik bu dünyaya….

Aşk işte böyledir

SİZ DE gazetelerde okumuş, radyo ve televizyon programlarında çok duymuş ve dinlemişsinizdir. Bir genç kadının, kendisine eziyet eden, parasını pulunu tüketen, üstelik kendisinden de yaşça büyük olan bir adamı, yaşadığı onca eziyete rağmen sevdiği gerekçesiyle terk edemediğini… Bir başkasının ise, eski bir sevdayı kırk yıldır…

Aşk bir denizdir

AŞK bir ummandır, sevgi bir deniz. Kim bilir kaç kişinin kayığı battı bu denizlerde? Denizin kenarında durmayıp, içine dalan ve çıkamayan çok fazla… Bir sır var bunda. Elde değil, bir şey var aşkta bizi içine çeken, bir sır vardır. Beterin de beteri ise, sevgisiz kalmaktır.

Sevmek yürek ister

Allah sevgisi olmaksızın bu dünyada sevgiyi anlamak imkânsızdır. — W. E. Channig İLK GENÇLİK YILLARI… Yokuş yukarı tırmandığımız zorlu günler… Göğsümüzde çarpan o şeyin sadece bir et parçası olmadığını fark ettiğimiz heyecan dolu anlar… Varlıklardan Allah’a doğru geçişin çetin sınavı… Duygularımızla nasıl baş edeceğimizi bilemediğimiz…