Bir bugün, bin yarına bedeldir | Selim Gündüzalp

Bir bugün, bin yarına bedeldir

“Kelebeğin ömrüne ‘bir gün’ deme.
O senin gibi ayları değil, anları sayar.”
— Tagore

BİZİ kendimize getirecek bir sese kulak vermemiz
gerekiyor. Hemen, bugünden başlayarak.
Bir bugün, bin yarına bedeldir.
Bize ait olmayan bir hayatı yaşamak niye? Sırtımızdaki
kambur niye? Boşuna dememiş atalar, “Siz binilmeye
razı oldukça, önüne gelen bir semer vurur” diye.
Çağın sorusu, “Olmak ya da olmamak” değil; “Ölmek
ya da ölmemek”. Üst üste gelen ve biriken o kadar
mesele var ki, birinden birini çözmekle işler bitmiyor.En doğru karar, en kestirme yol, insanın kalbinden ve
ruhundan işe başlaması. Yeni bir göz, yeni bir dil, yeni
bir kalp, yeni bir akıl ve düşünce bu işi başarır ancak.
Sıradan insanların hayatını yaşamak niye? Kendinde
bu cesareti bul ve sınırı geç. Güneşin doğuşunu beklemeden,
bulunduğun yerden bir nara patlat, “Ruhuma
istiflediğiniz dünyayı alın, başınıza çalın!” diye. Kalk ve
o kapıdan çık git.
Hayatı dolu dolu yaşadığını zanneden bomboş insanlara
bak; içlerinin nasıl boşaldığını bu noktadan çok
daha iyi göreceksin o hayatların.
Şeytanın açtığı yolda yürüyenler, ancak onun şarkısını
söylerler. Nerede felâket günlerinin dostları? En
yakınındaki o sesler ve gölgeler nerede?
Hazineler kıymetinde duygularını yitirenlerden ve
sahip oldukları değerleri kasaya kilitleyenlerden ya da
toprağa gömenlerden uzaklaş. Dünyamıza bir şeyler
oldu. Maddenin gözleri kamaştırdığı bir dünyada mânâya
yer kalmadı âdeta. “Benim hayatım, benim yolum bu
olamaz” de.
Bir tek insan ve bir tek adım, gittiği yol doğruysa
eğer, bütün toplumu değiştirmeye ve dönüştürmeye değer.
Muktedirdir o ayaklar. Kurban olayım o yolun yolcularına.
O yolun şahidi vicdandır, imandır, Allah’tır. ‘Allah’
de yürü. Yürü, yollar da yürüsün seninle… Bırak onları,
havuzlarının içinde debelenip dursunlar. O tuzağa
düşmemiş, yakalanmamış olanlara koş sen. Koş be küheylan,
koş…
Elinin içinde ellerini hisset ve o elleri sımsıkı yakalayıp
geçir karşı kıyılara. Çoğalın, çoğalın… Bir gülü sulamak,
bin gül içindir… Yanan ruhları hep beraber kurtarmak
için koşun, koşun… Yangınları söndürmek için
koşun. Yangınlar seyredilmez.
İnsan insanın kokusunu alır. İlâhî bir misyonu yüklenenler
o kokunun âşıklarını bulurlar. Hayvanlar bile o
kokuyu alırlar. Ashab-ı Kehf’in köpeği Kıtmir’in aldığı
gibi…
•••
Hisler yelpazeyle dağıtılamaz. Küçük küçük vuruşlar,
büyük meşe ağaçlarını bile devirirler. Kurtul şu eşyanın
esaretinden. Kurtul şu benim dediğin şeylerden. Unutma,
ne kadar çok şeye sahipsen, o kadar çok şeyin esirisin
ve o kadar çok şey istersin. Sadelik yakışır insana.
Sadelik zarafettir, en son ulaşılan mertebedir. Arzular
ambarının sonu yok.
Sadece durup bakmak ve hiçbir şey yapmamak, kötülük
yapmaktır.
Düşmanı olmayınca, herkes kahramandır. İş, düşmana
rağmen, engele rağmen başarmaktır.
Bak, bahar geliyor. Cemreler düşmek üzere. Bak, dal
uçlarında çiçekler açıyor. Bütün kâinat uykudan uyanıyor.
Kör olsa bile insan, çiçeklerin kokusunu duyar.
Kaç sabah, kaç bahar geçti, sen hâlâ uykudasın.
Şeytanın yarını bitmez, şeytan insanı yarınla aldatır.
Vicdanının sesini dinle, nefsini, şeytanı uyut. Hırsızı
yakalamak için hırsız tut. İçindeki delikleri, gedikleri
tıka ki, arsızlar, uğursuzlar ve dahi hırsızlar girmesin,
hazinelerini çalıp yağmalamasın. Uyan artık, uykudan
başını kaldır. Bak, sabah oldu…
Sormalısın kendine: “Kumruları, kuşları uyandıran
ezan sesi beni niye uyandırmıyor?” diye…
“Yarın iyi bir insan olacağım diyorsun. Neden bugünden
başlamıyorsun?”
Ağ, sudan çıkmayınca balığın düştüğü durumdan
haberi olmaz. Elinden geleni yap, gerisini Allah’a bırak.
Özgürlüğün tadını alan, köleliğin yükünü taşıyamaz.
Kalk Allah aşkına, kalk… Sen de bir meşale yak. İçinin
ateşi yeter çevreni ısıtmaya. Bir damla suda boğulma.
Kalk… Kalk da güneşi sevindir…
Büyük gemilere, büyük denizler gerek. Senin ateşin,
senin güneşin her yere ulaşır. Bu ateşe kar mı dayanır?
Kalk ve dolaş. Gerçekler vizesiz gezer. Uyandır uyuyanları.
Bin kargaya bir taş yeter.
Yarını bekleme, geç olabilir. Bugünden başla. Yarını
bekleyen, bugünü yaşayamaz.

(569 kelime)

 

 



Yorum Bırakın