Bedeviler arasında

Bedeviler, kaba çöl insanlarıydı. Nezaket, onların çadırlarına neredeyse hiç uğramamıştı. Kalplerine iman nuru yerleştiğinde, elbette değişiyorlardı ama, o vakte kadar onlara tahammül gösterebilecek bir sabır, ancak bir peygamberde bulunabilirdi. Peygamber Aleyhisselam, onların her haline sabrederdi. Ne, yakasını mübarek boynunu incitip yara edecek kadar çekiştirene, ne mescidinin ortasında tuvalet ihtiyacını giderene sesini çıkarmadı.

Günlerden bir gün, bir bedevi topluluğu Medine’ye geldi. Peygamber Efendimiz’in (ASM) etrafını sarıp, ona bir takım sorular sorup cevap istiyorlardı. Allah’ın Resulü (ASM) açıkta, kızgın güneşin altında, tozun toprağın içinde onlara cevap veriyor ve İslam’ı anlatıyordu.

Hz. Abbas, Peygamber Aleyhisselam’ı o halde
görünce dayanamadı. “Ey Allah’ın Elçisi” dedi. “Bari senin için bir çardak yapalım. Hiç olmazsa güneşten korunursun. Müslümanların dertlerini orada dinlersin.”

Sevgili Efendimiz (asm), aynı zamanda amcası olan Hz. Abbas’a şöyle cevap verdi:

“Hayır. Allah beni katına alıncaya kadar, ben onların arasında bulunacağım. Ayağıma basmalarına, elbisemi çekiştirmelerine, ses çıkarmayacağım.”

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasulallah…
(142 kelime)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.