Selim Gündüzalp, Osman Karagüzel

Selim Gündüzalp ismini eserlerinde mahlas olarak kullanırdı. Esas adı Hüseyin Adnan Şengörür idi. Uzunca bir süreden beri kendisini yakından tanıyordum. Pazarertesi ve Cuma akşamları, Pazargeçiti sokak üzerindeki mütevazı yerde, Cumartesi akşamları da Zafer Kültür Merkezinde, tevazulu ve sıcak insanların olduğu bir ortamda sohbetleri olurdu. Issız…

İnsanın hayatı, kalbinin hayatıdır…

İnsanı kalbi çeker götürür… Kalbi kucaklayacak, kalbi içine alacak temiz düşünceler ve hamleler gerek… Kalbimizi sarsmayan hiçbir fikir, hiçbir olay üzerimizdeki etkisini uzun süre sürdüremiyor. Kalbimizi yumuşatan, onu derinden derine etkileyen her şey, hayatımızda yer buluyor. Orası, hayatın merkez üssü… İnsanın hayatı, kalbinin hayatıdır aslında.

Niye geldik bu dünyaya?

Bu soruya vereceğiniz cevabı az ya da çok tahmin edebiliyorum. Ama bu bapta demem o değil. Bu defalık bir başka açıdan bakalım bu soruya: Kimimizde az, kimimizde çok. Hepimizde eksik olan bir şeyler var. Bunları gidermeye, noksanlarımızı tamamlamaya geldik bu dünyaya. Nasıl tamam olur, kemale…

Cennet kuşu konuştu

17 Ağustos’tan hemen sonraki gecelerden birinde seni rüyamda gördüm. Şimdi o rüyanın üzerinden on bir yıl geçti. Bazı kareler silinse de, bazı sahneler tüm canlılığıyla hafızamda. Beyaz giysiler içindeydin. Yeni Camii’nin musallasında yatıyordun. Bir tabut içinde upuzun. “Ne olur ölme, ne olur ölme!” diye yalvarıyordum…

Azdan Çoğa Gidilir

Öyle derdi annem… Nedense bu söz bana iki dilim kızarmış ekmeğin ve üzerine sürülmek için bekleyen tereyağının, rafadan bir yumurtanın, bir avuç peynir, bir de yedi tane zeytinin, güneşin bütün haşmetiyle vurduğu bir sabah sofrasının neşesini, gülümseyen dâvetkâr yüzünü, şen şakrak hâlini hatırlatır. İnsan misafirdir….

Üzümünü ye, sapını ters çevir

Yazın yaşadığım hayret verici olaylardan biri… Küçük Ahmet Zafer’im, bir Pazar sabahı, misafirimdi. Birlikte kahvaltı yapıyoruz. Sonra meyve faslına geçiyoruz. Elimizde birer salkım üzüm. Her zamanki gibi ben hızlı hızlı yiyip elimdeki salkımı bir kenara bırakıyorum. Az sonra Ahmet Zafer de bana yetişti. Fakat o,…

Selim Gündüzalp Kardeşimiz, Mehmet Fırıncı

Her insanın bu dünyaya gözünü açtığında, “beni buraya kim getirdi, buraya ben niçin getirildim, buradan sonra nereye gideceğim?..” diye sualler, düşünen varlık olarak insanın vazgeçilmezi, olmazsa olmazı olduğu izahtan varestedir. İşte bu suallere hakiki cevabı, Risale-i Nur vasıtasıyla Kur’an-ı Azimüşşan ve Hazret-i Muhammed’de (asm) bulan…

Selim Abi Yaşıyor, Mehmet Paksu

Selim Abi’yi tanıdıktan sonra bir insanın başkası için çalıştığını, yaşatmak için yaşadığını, her konuda bir başkasını kendisine tercih ettiğini bütün duygularımla hissettim. Mesajını o kadar rahat veriyor, insanların dertlerine o kadar çabuk eğiliyor, anlattıkları, insanların kalplerine o kadar rahatlıkla giriyor ve yerleşiyordu ki, onu okumaya…

Yirmi Yıl Sonra, Muhiddin Yenigün

1984 yılının okul tatilinde tanıştım ilk kez Hüseyin Ağabey ile. O zaman ortaokul ikinci sınıfa gidiyordum. Din bilgisi öğretmenim elimden tutup Zafer’in İstanbul bürosuna getirmişti beni. O yıl ilk defa dini yayınlar fuarı İstanbul’da düzenleniyordu. Sultan Ahmed Camiinin avlusundaki revaklarda tek sırayı ancak doldurabilen standlarda…

Selim Gündüzalp’e Veda, Mustafa Ali AYKOL

“Bir cenaze defnedildi O mezarda kaldı, Bizler de evlerimize döndük Ne garip değil mi? Aslında o evine döndü Biz gurbette kaldık…” — Selim Gündüzalp
 Selim Gündüzalp ismini ilk olarak ortaokulda, değerli matematik öğretmenim Nilüfer hocamdan duymuştum. Kendisi, “Zafer Dergisi Kuşağı” olarak adlandırılabilecek bir neslin içinden geliyordu….

1 2 3 5