Allah’ın adını anmakla var olduğunu anlar insan

En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir.
— Hazreti Ali (kv)

NASIL SÖYLESEM, nasıl desem bilmem…
Kalbimde Sen, dilimde Sen…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
•••
Bir daha söyle…
Haydi, durma, bir daha söyle…
Doğ, yeniden doğ her cümlede, her söyleyişte…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Aç kapıyı, aç pencereyi, aç gözlerinin önündeki perdeleri.
Bir daha söyle, bir daha söyle…
Bitkin hâlinle, çıkmayan sesinle, son nefesinle…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Bir daha söyle, bir daha söyle…
Ölmek için yaşamak gerek.
Yeniden doğmak için ölmek gerek.
Her nefeste yeniden…
Lâ ilâhe illallah…
Durma, haydi bir daha söyle…
İçindeki güzellikleri uyandır. Kalbindeki imanı açığa
vur…
Lâ ilâhe illallah…
Tuttu beni bu cümle, tuttu.
Bir ömrün boşa akan anlarını yuttu.
Zerre zerre onunlayım…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
•••
Allah’ım ne ölüm Sensizdir, ne hayat Sensizdir.
Yaşamak ancak Seninle anlam kazanır.
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Dilimdesin, kalbimdesin..
Sen benim Rabbimsin..
Bayılıyorum Allah’ım “ Ya Rabbi” demeye…
Doyamıyorum bu kelamı söylemeye…
Biliyorum, söyleten de Sensin, izin veren de Sensin.
Kelam da Senin, kalem de Senin, dil de Senin, soluduğum
hava da Senin…
Söyleyen kul da Senin…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Rasulullah…
Dünya bu iki kelimeden ibaret şimdi.
•••
Ne kaybettiğini bilmeden, elindekilerin kıymetini bilemiyor
insan.
Nerede gizlendiyse hâlim, bir tohum gibi oradan çıkacak.
Nerede kıvranıyorsa kalbim, dermanını orda bulacak.
O zaman ki, bayram içre bayram olacak…
Bir rüyadan uyananlara,
Bir sabah dilinde bu kelamı duyanlara müjdeler olsun.
İşte o gün onlara bayram olacak…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Yokuş aşağı iner gibi,
Bir bahçede gül gibi, bir dilde nefes gibi, hayatın
içinde en güzel ses işte bu ses…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
•••
Bir dene bak, dile zorluk var mı?
Gör bakalım, seninle beraber söyleyen var mı?
Ses vermez mi sanıyorsun? Sesine katılmaz mı çevrende
ne varsa…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Evet, bütün bir kâinat gönlünde, yıldızlı geceler içinde,
ellerin çeşmelerde şimdi…
Kuruyan dudakların bu kelam ile hayat buluyor şimdi.
Ne olmuş yani? Çok mu?
Değil elbette…
Bilen için her şey bir mucize.
Et parçası konuşur işte.
Allah söyletirse, diller Onu söyler…
Kalpler Onu söyler Allah dilerse eğer…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
•••
Ey güzel Allah’ım, ey benim Rabbim…
Bir kelebek gibi uçuyorum şimdi çiçekten çiçeğe…
Önümde bembeyaz bir sahne var, dilimde bu kelam,
uçuyorum, tarlalar üstünde gelincikten gelinciğe…
Uçuyorum şimdi hayalden gerçeğe.
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Sade bu kelam bile yeter.
Dünyaya gelip sadece bunu söylemek, adını anıp
onunla dünyadan gitmek yeter.
Ne güzeldir, ne güzel…
Şimdi gözümü değdirdiğim her yer…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Ya Rabbi, ne güzel kelamdır bu…
Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Rasulullah…
Adını anmak ne güzel…
•••
Dilimi adını anmaya layık gördüğün için Sana sonsuza
kadar hamd olsun…
Bugüne kadar yapıp ettiklerimiz ve sonra içimizin
yandığı her hâl, yanlış attığımız her adım için affeyle
Allah’ım..
Lâ ilâhe illallah…
Onca yanlış, onca hata, kapında bizim gibi, kimler
var daha…
Bu kelamı söylemek için sabırsızlanan ama kendini
buna bir türlü layık görmeyen, bu kelamın hasretiyle yanan,
içten içe kıvranıp duran ne kulların var ya Rabbi…
Onlara da medet, onlara da ya Rabbi…
Aç Allah’ım aç, dilimizdeki düğümleri aç..
Kapında boynu bükük duran bu kulların o kelama
muhtaç…
Hidayet nurunu döküver içlerine…
Yüzlerimiz gülsün ya Rabbi…
Bu kelamın ışığında aydınlansın içimiz…
Kelimelerimize, cümlelerimize, sözlerimize nur gelsin,
huzur gelsin.
Nefsimiz değil, kalbimiz konuşsun.
Ak pak olsun dillerimiz.
Bu kelamdan uzaklaştığı her an için yanadursun içimiz.
Anlıyorum duadaki, zikirdeki inceliği. Başkalarını
düşünmeyenin, kendisini de düşünemeyeceğini. Başkaları
için bir şey yapmayanın, kendisi için de bir şey
yapamayacağını biliyorum, anlıyorum…
Kalplerden kalplere köprüler kuruyorsun, bir kelam
ile bizi birbirimize bağlıyorsun.
Yaratan kim, yaşatan kim?
Bu kelam ile her şeyi gözlere gösteriyorsun.
Allah Allah illallah…
Bir daha söyle, bir daha söyle…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Durmadan söyle…
Lâ ilâhe illallah…
Allah Allah…
•••
Anam ne güzel derdi…
Allah Allah illallah…
Babam ne güzel derdi…
Allah Allah illallah…
Bütün mahlûkat o kelam ile hareket ediyor, devran o
söz ile dönüyor farkında mı acaba insan?
O süt kokan çocukların terütaze dillerindeki, o küçük
ağızlarındaki söz de bu değil mi?
Bir dinleyin hele, bir kulak verin hele. Hak vereceksiniz
bu fakire. Kâinatın dilidir bu.
Onunla döner küreler ve vücudumuzdaki zerreler…
Gökyüzünde gezegenler, aylar, yıldızlar, güneşler
Allah’ın adını anmadan bir adım atamazlar…
Adını anmadan Allah’ım, bir adım boy atamaz ne
dalda çiçek, ne tarlada başak…
Ne hayatımıza girmeye çalışan nur, ne de gözümüzü
bulmaya çalışan o ışık, adını anmadan olmaz..
Bu kâinatta her şey Senden bir işarettir…
Her şey Seni bildiren bir elçidir…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
•••
Bir daha söyle, bir daha söyle, haydi durma! Vaktidir!
Sonraya erteleme. Kalmadı artık, vakit bitti.
Bitti ömür, bitti, gitti…
Ne gemi kaldı, ne tren…
Şimdi yola koyulma zamanıdır.
Hakikate varma yolunda düşe kalka da olsa bir adım
atıp çıkmalı yola.
Dillerde bu kelam ile… Resul-i Ekrem’e salât u selâm
ile…
Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Rasulullah…
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah..
•••
Bırak günleri, saatleri, saymayı bırak…
Şimdi hayat bir ana sığdı, bir an oldu, büyüdü de
büyüdü…
Hayat şimdi o anın içinde meyve verdi. O bir an ağaç
oldu, yıl oldu, asır oldu…
O bir an ebedî bir an oldu, hayatın hayatı oldu.
Şimdi hayatın mânâsını anlamak için yeniden doğmak,
gözlerimizi açmak vaktidir.
Dünya bu vakitlerde anlamlıdır. O zaman yaşadığını
ve niçin dünyada olduğunu anlar insan.
O zaman insan hayatın üzerine buz gibi dökülen
ölüm havasından kurtulur, yokluktan uzaklaşır.
Var olduğunu Allah’ın adını anmakla anlar insan.
Allah için yaşadı mı insan, Allah için ölmek bile güzel
görünür ona.
Dilinde Allah’ın adı olduktan sonra…
İnsan işte o zaman der:
Ölmek için yaşamak gerek…
Öyle ölmek için, böyle yaşamak gerek…
Hayatı Allah ile, Allah’ın adını anarak yaşayanın,
Onun adını her daim aklından, kalbinden, dilinden uzak
tutmayanın vardığı yoldur bu, geldiği yerdir burası…
Açıldı gözler, açıldı diller…
Kalbi açıldı mı insanın, hayatın bütün kapıları da
açılıyor işte…
Söylemenin zevki hiç bitmiyor, kelimeler dile zor gelmiyor.
Cümleler su gibi akıyor şimdi.
Kalp açıldı mı diller de açılıyor. Diller o güzel kelimeleri
kolayca söylüyor şimdi.
Allah Allah illallah…
Böyle bereketli bir anda yaşıyoruz şimdi.
Kelimeler su gibi akıyor, cümleler ihtiyarsız çıkıyor.
Kalp konuşunca diller de tercüman oluyor.
Allah Allah illallah…
Lâ ilâhe illallah…
Kulak verelim ne diyor Bediüzzaman:
“Madem dünya hayatı ve cismânî yaşayış ve hayvânî
hayat böyledir. Hayvâniyetten çık, cismâniyeti bırak,
kalb ve ruhun derece-i hayatına gir. Tevehhüm ettiğin
geniş dünyadan daha geniş bir daire-i hayat, bir âlem-i
nur bulursun. İşte o âlemin anahtarı, marifetullah ve
vahdâniyet sırlarını ifade eden Lâ ilâhe illâllah kelime-i
kudsiyesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir.”
(Bediüzzaman, Lem’alar, 141)

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasulallah…
(1085 kelime)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.