Abdullah b. Selâm’ın şahitliği

HZ. PEYGAMBER’İN (asm) isim ve sıfatları,
Musa Peygamber’e indirilen Tevrat’ta ve İsa
Peygamber’e indirilen İncil’de yazılı idi.
İşte bu yüzden; Mekke’de, Medine’de ve Habeşistan
gibi civar ülkelerde bulunan Hırıstiyanlar ve
Yahudiler, bir son Peygamber’in geleceğini bildikleri
ve onu bekledikleri gibi, onun nasıl bir zât olacağını
da biliyorlardı. Özellikle Yahudi ve Hristiyanların
din âlimleri, bu konuda çok kesin bilgilere sâhiptiler.
Yahudilerin önde gelen âlimlerinden biri iken,
Müslüman olan Abdullah b. Selâm da bunlardan
biriydi ve:
“Ben, Resulûllah’ı (asm), kendi öz oğlumu tanıdığımdan
daha iyi tanırım!” derdi.
Onun bu sözlerini duyan Hz. Ömer, bir gün
kendisine sordu:
“Ey Selâm’ın oğlu! Bu, nasıl tanıma?”
Abdullah b. Selâm, Hz. Ömer’e şöyle cevap verdi:
“Ben, Muhammed Aleyhisselâm’ın gerçekten
Allah’ın elçisi olduğuna şehadet ederim. Kendisinin
peygamber olduğundan hiç şüphe etmem!
Çünkü, onun Allah tarafından gönderilen Peygamber
olduğunun bütün delilleri, bizim kitabımızda
bulunmaktadır.
Kendi oğlum üzerinde ise böyle kesin bir şehadeti
yapamam!
Çünkü, onun annesi olacak kadının ne yaptığını
bilemem. Ne bileyim, belki de bana ihanet etmiştir!”
Bunun üzerine, Hz. Ömer:
“Ey Selâm’ın oğlu! Allah seni hakka isâbet ettirmiş!”
dedi ve onun alnından öptü.

Es-salâtü ve’s-selâmü aleyke yâ Rasulallah…
(177 kelime)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.