Bosnalı iki ihtiyar

GÖZLERİMİ kapadığımda, bir hayâl beliriyor hemen önümde: İhtiyar bir nine ve dede… Bastonlarına dayanmış, eski günlerin yâdında ikisi de… Gönül gönüle yılları tiftik gibi birlikte atmışlar. Beraber yaşamışlar her acıyı ve tatlıyı. Beraber ihtiyarlamışlar. Şimdi gözleri ebedî gençlikte. İhtiyarlığın akşamından sonra doğacak olan gençliğin sabahında,…

Haydi gidiyoruz!

Çocuğun yetişme çağlarında okudukları, kirpikleri gibidir. Gözlerinde kalır. Benzer olaylarda hatırlar onları. — Fâzıl Hüsnü Dağlarca HAYDİ!” dedi babam, “toparlanın, gidiyoruz.” “Nereye?” diye sormaya vakit yok. Evin önünde eski bir kamyon bekliyor. Kasasının altı kum, üstü demir, bir yanı da çimento yüklü. Kamyonun şoförü de…