Komşuluk hakkı

Evvel giden ahbaba selâm olsun. AYNI sokakta büyüdüğümüz ve yakın komşumuz olan sevdiğim, saydığım bir kardeşim var. Çocukluk yıllarımın bu unutulmaz dostuna ve onun arkadaşlığına hep değer vermişimdir.

Duâ çınarları

Sâhi, dedeler, nineler, Şimdi nereye gittiler? ERKENDEN kalkar, abdestlerini alıp, seccadelerinin yönünden bakarlardı dünyaya. On parmağı ile tesbihi tutarlardı hep. Böyleydi daha düne kadar. Evlerimizde baş tacıydılar. Odalarda ışıklar erkenden yanardı. En erken onlar uyanırdı evlerde. Çok konuşmazlardı. Lüzum oldukça ve bilgece derlerdi, diyeceklerini. Kulağımıza…

Kalbim ağladıkça bembeyaz çiçek kesilir her yer

BİR SABAH çiçek gibi, bembeyaz çıkarsınız yatağınızdan. O sabah; zihin, fikir, kalp, zikir, ne varsa, ruha dair, hepsi hoşlanır bu yalınlığınızdan. Siz siz olursunuz. Aynalardaki görüntü gerçektir, sizden bir parçadır. Riyanın adı yok bu demde. Ne yaparsanız içtendir, güzeldir. Ruhun da aradığı budur bu mevsimde.

Bir insan nasıl kurtulur?

Allah’ım! Kalbimdeki en iyi armağanın, Sana olan umudumdur. — Rabiâ-tü’l Adeviyye HAYAT yeniden başlıyor her sabah. İnsanlar yollara dökülüyor erkenden. Ne kadar garip bu an; her şey, her yer. Bulutlar sanki tanıdık, bildik değil. Yaprağa, yeşile, meyveye doymamış sanki ağaçlar, bahçeler. Çiçekler saksılarda boy atıyor,…

Hastane penceresi

İnsan, kumbara kutusu gibidir. Anlatılanlar içerde kalır. — Fâzıl Hüsnü Dağlarca O PENCERE onun her şeyi. Dünyaya oradan bakıyor. Kıvrım kıvrım bir yol var tam karşısında. Az ötede yol ikiye ayrılıyor. Ardından dümdüz bir yol daha başlıyor. Ağaçlar, ekili tarlalar, göz alabildiğine yemyeşil bir alan……

Görünmez adam

Herkesin doğduğu bir gün vardır, öleceği bir gün gibi… Hayat sürprizlerle dolu… Her günkü gibi… BİR GÜN olan oldu. Herkesin bir duâsı vardır. Onun da duâsı kabul oldu. Görünmez bir adam olup gözden kayboldu. Görmek ve gezmek istediği nice yerler vardı. Şimdi oraları rahatlıkla dolaşabilirdi….

Çiçek dilini öğrendiğim gün

Çiçekler, çocukların bile anladığı kelimelerdir. — B. Coxe KENDİMİ birden büyükçe bir ormanın içinde buldum. Orman mı deseydim, yoksa geniş bir bahçe mi? Her neyse… Bir çiçek, yanı başımda gülümseyiverdi. Yalnızlığımı, yabancılığımı unutuverdim bu yerde. “Burda selâm, gülümsemektir.” dedi.

Sözün söz olur Besmeleyle

DAKİKALARDIR bakışıp duruyoruz. Dilimden dökülecek ilk kelimeyi bekliyor önümdeki bembeyaz sayfa… Ve bir tarlaya tohum düşer ilk gibi ilk söz de düşüveriyor: “Bismillah” Hayat önümüzde, ölüm peşimizde. Haydi, bu defa da yeniden Besmeleyle Bismillah ile Ne büyük bitmez bereket ve tükenmez bir hazine… Açılıyor o…

“Rabbim, işte ellerim…”

GENÇLİK yıllarımızda bir grup arkadaşla sohbetlerimiz olurdu. Bazen derin takılır felsefe yapardık. Hayatın kısalığından ve her şeyin anlamsızlığından söz ederdik. Düşünceler düğümlenince: “En iyisi bundan ötesini düşünmemek.” derdik.

Ümidim de Sensin, sevincim de…

Allah’ım, hayatımdaki bütün sevinçlerim için Sana şükrediyorum. — E. Brihmor DALDA şakıyan kuş, saksıda açan çiçek, her sabah doğan güneş, “ümit, ümit” nağmeleri içinde doğar. Hayata yeniden başladığımız her gün, bizim yeni çocuğumuzdur. Kendi hayatının körebesi değil, ebesidir insan. Dıştan gelen mesajlara uygun bir hayat,…