Geçtiğin yollar gül kokar

Kâinatın sahibine hamd ile, kâinatın kalbine salât ile… ALLAH’IM, Sen âlemlerin Rabbisin. Yâ Rasulallah (asm), Sen, kâinatın kalbisin. Kalbi yaratan Allah, kalbin içinden geçenleri bilmez mi? Sen bize hem yârsın, hem yadigârsın. Yaratanımızdan armağansın. Mübarek adını annemizin dilinden bildim ilk defa. Ninniler ve ilahilerle işlendi…

Bana yıldızları anlat

SEVERİM bir adını söylemeyi, severim o iki heceyi… Durmaksızın “Allah Allah” demeyi… Severim geceyi. Severim Seni anlatır diye her şeyi… Ayı, yıldızları, dünyayı severim. Küçük – büyük her şeyi. Seni anlatır diye her şeyi… Çocukluk günlerimin tadı orada saklı. Yıldızlarda. Ne var ki beni oraya…

Kâinatın ve insanlığın gülüne…

“Ol âlem fahri Muhammed nebiler serveridir Ver salâvat aşk ile, ol günahlar eridir” — Yunus Emre YOLLAR Kİ , çok karışık. Kimi çöle çıkar, kimi de denizlere. Ne çağlar yaşadı insanlık. Senden uzak, Senden mahrum. Ağlıyordu anneler. Ağlıyordu kız bebekler… Başına ne geleceğini nerden bilecekler?…

Allah’a doğru bir yolculuktu hicret…

İKİ GÜZEL İNSAN… İki güzel arkadaş… Biri Hz. Peygamberdi (asm), diğeri sadık dostu Ebubekir Sıddık (ra). Bir emir ulaştı Hz. Peygamber’e (asm), izin verildi. Bu yolculuğa beraber çıkacaktılar. Dünyanın gidişatını değiştirecek bir yolculuktu bu. O güne kadar hiç görülmemiş ve yaşanmamış bir yolculuktu. Yıllardır süren…

Sana hasret bitmez yâ Rasulallah (asm)

MEKKE’DE, Medine’deyiz. Kâinatın kalbindeyiz. Bu mübarek mekânları hayatımda özel bir yere koyuyorum… Sana bu kadar yakınken uzak olmak, ruhumu yakıyor, olgunlaştırıyor… Ümmetin olmak şerefi yeter. Bu nimet, her nimetin üstünde. Bizi de kervanının arasına katıver ne olur. Hatırana sahip çıkamadığım için yüzüm yok, yanıyorum. Gider…

Nerede tükettin ömrünü?

Hayatın en zor sorusuna hazır olmalı insan. O zor soru… Gelir bir gün… Bulur seni. O zor soru… Yorganı çekip başına, kulaklarını tıkama boşuna… O zor soru… Gelir bir gün… Bulur seni. Daha önce sesini duyamadığım saatin tik takları gibi. Duyurur sesini, o zor soru…

Nasibimizde bu yüzyılda yaşamak da varmış…

Her şeyi satın alabilirsin ama bir ânı asla… NE YAPALIM, kaderimizde ve nasibimizde bu asırda yaşamak da varmış. Gece yarısı, odamda bir karasinek. Sesinden irkiliyorum. Dışarı çıkarmak çok kolay oluyor. Önce odamdaki ışığı kapıyorum. Sonra da yan odadaki ışığı açıyorum. Karanlığı sevmiyor, ışığa koşuyor. Ama…

Biraz şefkat iyi gelir insana…

Şefkatsiz kucakta ruhu acıkır bebeğin. — Suat Ünsal HEM KENDİMİZE, hem de çevremize… En keskin ilâçtan daha şifâlıdır şefkat. Biraz şefkat iyi gelir. Hem ruhumuza, hem de kalbî yaralarımıza. Dertler içinde yüzse de, acılar içinde kıvransa da şefkat iyi geliyor insana. Kendi derdini unutan, başkalarının…

Hayatın kıymetini bilmek

HAYATIN kıymetini bilenler, boş şeylerin peşinde ömür tüketmekten kaçarlar. Önemli bir servete sahip olan, nasıl onu korumak için hırsızlardan saklar, çaldırmamak için çabalar; aynen öyle de, yıldızlardan hücrelere kadar her şey, şu hayatımıza dâhil; güneş, ay, mevsimler de dâhil; hava, su, hepsi öyle… Bu muhteşem…

Hayatınız bir film olsa, Sizce izlenmeye değer mi?

DUYMUŞSUNUZDUR BELKİ. Yazımızın başlığında yer alan gibi meşhur bir söz var. İnsan şöyle bir düşünmeden edemiyor. Hele de Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatını anlatan ‘Hür Adam’ı seyrettikten sonra… Hayatımızı bir film şeridi gibi gözden geçirdiğimizde, o hayatın yanında bizimkinin ne kadar sönük kaldığını görüyoruz ve cidden…